|
Trabzon
Trabzon,
konumu nedeniyle yüzyıllardır önemli bir liman kenti ve ticaret merkezi olma
niteliğini korumuştur.
Kent Merkezi
kuzeyde denizden, güneyde Boztepe'nin üzerine kadar düzgün olmayan teraslar
halinde yükselir. Değirmendere, Kuzgundere (ya da Tabakhane) ve Zağnos dereleri
yerleşimi güneyden kuzeye derin boğazlarla bölmüştür. Tabakhane ve Zağnos
dereleri arasında kalan ve düzgün olmayan yüksek bir masa formundaki alan
üzerinde, kentin bilinen en eski yerleşim kalıntıları tespit edilmiştir. İşte bu
nedenle Trabzon adının eski Grekçe masa ya da trapez/yamuk biçim karşılığı
olarak 'trapezos' kelimesinden geldiği görüşü ağırlık kazanmaktadır.
Trabzon adına, Trapezos olarak ilk kez, Yunanlı komutan Ksenophon tarafından
kaleme alınan, M.Ö. 4. yüzyılda geçen olayların anlatıldığı 'Anabasis' adı antik
kaynakta rastlanmaktadır.

Bölgede
arkeolojik araştırmalar yapılamadığı için ne yazık ki Trabzon'un çok daha eski
dönemleri hakkında yeterince bilgi sahibi değiliz. Bununla beraber yapılan bazı
yüzey araştırmaları sırasında bulunan Kalkolitik Çağ ve Eski Tunç Çağı'na ait
bir kısım malzeme -şimdilik- Doğu Karadeniz Bölgesi'nda M.Ö. 6. bin yılından
itibaren, yerleşildiğini kanıtlamaktadır. Bazı araştırmacılar Hitit
kaynaklarında geçer 'Aribşa' kentinin Trabzon olabileceği tezini savunmaktaysa
da Hitit uygarlığının Trabzon'la ilişkisini Khalibler adlı kavmin yaşadığı
bilinmektedir.
İyon kökenli Miletoslular Batı Anadolu'dan sonra M.Ö. 7. yüzyılda Karadeniz'e de gelerek
kıyılarda koloni kentleri kurmuşlardır. Trabzon da, merkezi Sinop olan bu
kolonilerin arasında sayılmaktadır ve bir çok araştırmacı kentin ilk kuruluşu
olarak bu dönemi göstermektedir. Oysa Kolkhlar, Driller, Makronlar gibi yerli
kavimler Trabzon civarında çok daha önceden beri yaşamataydılar.

Aynı yüzyılda
Karadeniz Bölgesi Kafkasya'dan gelen Kimmerler ve onların ardından İskitlerin
akınlarına uğramıştır. Ancak bu akınların kolonilerin kuruluşundan önce mi yoksa
sonra mı olduğu konusu tartışmalıdır. M.Ö. 6. yüzyılda ise Trabzon Perslerin
egemenliğine girerek, Pont Kapadokyası adı verilen satraplık içinde kalmıştır.
Makedonya
Kralı Büyük İskender M.Ö. 334 yılında tüm Anadolu'da Pers hakimiyetine son
vermiştir.
İskender'in
ani ölümünden sonra oluşan karışıklık sırasında Pont satrabı II. Arriantes'in
oğlu Mithridates, yerli halkın desteğiyle Karadeniz'de Pontus Devleti'ni
kurmuştur. Trabzon, M.Ö. 280 yılında merkezi Amasya olan Pontus Devleti'nin
sınırları içinde kalmıştır.

M.Ö. I.
yüzyılda batıda güçlenen Romalılar Anadolu'yu da işgal etmeye başlamışlardır.
Roma Kralı Pompeius'un Pontus Kralı V. Mithridates'i Kelkit Vadisi'nde bozguna
uğratması üzerine Pontus Krallığı dağılmıştır. Böylece Trabzon, M.Ö. 66 yılında
Roma yönetimine girmiştir. Roma'da Avgustus'la birlikte M.Ö. 27 yılından
itibaren imparatorluk dönemi başlamıştır. Avgustus'un idari düzenlemesi sonucu
Trabzon, Pontus Polemoniacus adı verilen vasallık içinde yer almış, İmparator
Tiberius zamanında (M.Ö. 14-37), diğer bir idare bölüm olan Kapadokya Eyaleti
sınırları içinde kalmıştır. İmparator Nero döneminde ise (54-68) serbest kent
olma ayrıcalığına kavuşturulmuştur. Trabzon bu dönemde 'ünlü' ve 'zengin' kent
tanımlamasıyla tarihçilerin kitaplarında yer alır. Roma İmparatorluğunun doğu
sınırının savunmasına önem veren Vespasian zamanında (69-79) Trabzon, Kapadokya
- Galatya Esaletine dahil edilmiştir.
Ünlü Roma
İmparatoru Hadrian Dönemi'nde (117-*138) tüm imparatorlukta olduğu gibi
Trabzon'da da önemli imar etkinliklerinde bulunulmuş, bir çok dini ve askeri
binalar ile yollar, su kemerleri ve yakın zamana kadar kalıntıları görülebilen
yapay bir liman inşa edilmiştir. Hadrian'dan sonra Trabzon'un parlak dönemi sona
ermiş, 244 yılında para basma yetkisi elinden alınmıştır. Roma Dönemi'nde
basılan Trabzon sikkelerinin ön yüzlerinde Roma İmparatorlarının büstü olmakla
birlikte, arka yüzlerinde Pontus Krallığı döneminden beri süregelen kendi
mitolojik figürlerine yer verilmiş ve Grekçe yazı kullanılmıştır.
Trabzon, 276
yılında tüm Doğu Karadeniz Bölgesi'ne akınlar yapan Gotların saldırısına
uğramış, bu saldırıda tüm kent yakılıp yıkılmıştır. Roma İmparatorluğu'nun son
dönemlerinde, 4. yüzyılın başında Diocletian, Maximian, Constantinius ve
Galerius'dan oluşan dörtlü idare zamanında Trabzon'da yeniden bir takım imar
etkinliklerinde bulunulduğunu Trabzon Müzesi'ndeki Latince bir kitabeden
anlıyoruz.
Birinci Dünya
Savaşı sırasında 14 Nisan 1916'da Ruslar tarafından işgal edilen kent, 24 Şubat
1918'de geri alınmıştır.
Ulu Önderimiz Atatürk, Cumhuriyet Dönemi'nde
1924-1931 ve 1934 yıllarında olmak üzere üç kez Trabzon'u ziyaret etmiş, ünlü
vasiyetnamesi'nin bir bölümü son gelişinde burada yazmıştır.
Trabzon'un
ayrıca Türkiye Süper Liginde oynayan 2 takımı vardır. Birisi Türkiye 1
liginde 6 kez şampiyon olan TRABZONSPOR Öteki ise 2003-2004 sezonunda 1. lige
çıkan AKÇAABAT SEBAT SPOR'dur.

Trabzon Avni Aker
Stadı
Trabzon'un yaylaları çok meşhur ve
yaşanması gezilmesi gereken yerlerdir. Yaz mevsiminin belli zamanlarında "yayla
şenlikleri" düzenlenir. Şenlikler neşeli ve eğlenceli geçer.



Doğa harikası
yaylalardan görünüm.
Trabzon ili kemençesi,
hamsi'si ve taşfırın ekmeği ile ün yapmıştır. Hamsi'nin çorbasından tutun
da tatlısına kadar binbir çeşit yemek yapılır yörede. Kemençe ise yörenin
en popüler müzik aletidir. Ve her fırsatta kemençe çalınır ve 'horon'
oynanır.

Trabzon'un
meşhur Taşfırın Ekmeği
|